Basından Seçmeler


01.06.2006

www.bozok.de / www.millihareket.org

YİĞİT DAVANIN YİĞİT OZANI MİLLİ HAREKET'LE SÖYLEŞİDE..!

Ozan Nihat'ın geçtiğimiz 01 Haziran 2006 tarihinde www.millihareket.org ve www.bozok.be adlı siteler adına, Kaanhan Kurultay'la geçmişi ve gelecek planlarıyla ilgili bir söyleşi yaptı. Kendisi ve fikirleri hakkında pek çok soruya açık yüreklilikle cevap veren Ozan Nihat'ın bu söyleşisini sitemizde yayınlıyoruz;

Bu davaya büyük emekler vermiş yiğit davanın yiğit ozanı, genel yayın yönetmenimiz Kaanhan KURULTAY ile bir söyleşi yaptı. Bu söyleşimiz, yiğit ozanımızla ilgili merak edilenlere cevap verecek ve hayranlarının özlemine bir nebze vuslat olacak..!

OZAN NİHAT İLE SÖYLEŞİ

Dertler dolup dolup taşar,
Gurbet elde, gurbet elde.
Boynu bükük kullar yaşar,
Gurbet elde, gurbet elde.
Böyle diyor ozan Nihat bir şiirinde. Gurbetde yaşayan insanının sesi olmak ise başka bir sorumluluk.
Dünya bir kazan ozan Nihat sanki bir kepçe misali,durmadan gezmiş, o meşhur "gönül sohbetlerini" yarenleriyle paylaşmış biri.
Bildiğiniz gibi Anadolu bağrında ne büyük ozanlar ve aşıklar yetiştirmişdir.
Milletin zaman zaman sesi olmuş, Türküleriyle ağlayan ve gülen bu necip Milletin dertlerini, sıkıntılarını, sevinçlerini saz ve sözlerine taşımışlardır.
Bazen kendisini
dahi aşan, büyük bir Milli mefkureyi göğüslemeye cesaret eden ve layıkiyle bunu başaran ozanlar, bu necip Milletin özünü ne güzel yansıtır.
ozan Nihat üstadı anlatmak, bir başka deyimle gönül erenini kaleme yansıtmak bizim haddimiz değil. Ben sordum ozan
şiirle cevap verdi. Eee söyleşi yaptığınız kişi eli mızraplı ayağında çarık bir gönül dostu olursa söyleşimizde böyle olur.Bütün sorumuza gönül içtenliği ile cevap verdi ozan. Ve doğrusu o ki karşımda eğitimli bir o kadar engin hoşgörüsü olan bir ozan vardı.
İsterseniz buyurun bir gençliği peşinden sürükleyen ozanla acizane yaptığımız sohbeti sizlerle paylaşalım, ve ozanın sırlarını, sevdalarını biraz deşmeye çalışalım.
Once www.MilliHaraket.org sitesi adına yapacağımız sohbet için bizi kırmadığınızdan dolayı size teşekkür ediyoruz.
1- G
ünümüzün evliya Çelebisi olmak ki biz böyle görüyoruz sizi, nasıl bir duygu acaba?

Ozan Nihat: Asıl teşekkür etmesi gereken benim diyerek söze başlamak istiyorum.
Çünkü sizin sayenizde binlerce Can Yarenlerimle sohbet etmiş olacağım.
Sevgili kardeşim,sorunuzdaki Evliya Çelebi tabiri çok hoşuma giden bir tabir.Gerçekten ömrümün yarıdan fazlası diyardan diyara gezmeyle geçti.
Yıllar önce söylediğim bir türküde de bu tabiri kendim için kullanmışım.
Cazip geldi seyyahlığın biçimi,
Dünyanın haline kandım bu sene.
Diyar diyar geze geze kendimi,
Evliya Çelebi sandım bu sene.

Yollardayım yerim yurdum yok benim.
Kimse sormaz,çünkü ardım yok benim.
Parklar serbest,kira derdim yok benim,
Boş bulduğum yere kondum bu sene.

Yağmur gibi yağar dinmez derlerdi.
Her sakallı dedem sanmaz derlerdi.
Tanıyanlar "N
ihat Sönmez" derlerdi.
Gurbet rüzgarıyla söndüm bu sene.
Evet Canlarım işte böyle..Bu da Allah’
ın bizlere bir lutfu.Bizler de böyle imtihan oluyoruz..seyahat nimeti ile..

2- Türkiyede olduğu kadar, gönül dostlarınız sizi Yurt dışındada davet ediyor, bu davetlerin içeriği nedir acaba biraz bahsedermisiniz? Malum çok davet alan kişisiniz.

Ozan Nihat: Evet,çok şükür gönül dostlarımızın sık sık davetlerini alıyorum.Ama şu bir gerçek ki,bu davetler benim özelliğim olduğundan değil, vize problemimin olmamasından kaynaklanıyor bence.
Ömrümün yarıdan fazlası avrupada geçtiği için, bende yol problemi, dil problemi,para pul problemi, hatta hal problemi de yok...Diyeceksiniz üçünü anladık da bu HAL ne?!..Evet dostlar Cenab-ı ALLAH bana öyle bir gönül nasibetti ki,inanır mısınız nefsimden başka düşmanım yok.
“Hak’ka feda ruhum,bedenim cismim.
Nefsimdir dünyada yegane hasmım.
Sorulursa şayet ünvanım ismim,
Sıradan bir NİHAT denen ozanım.”
Tabi bir de her ne kadar Türkiye de yaşıyorsam da,aynı zamanda ben de bir Avrupa Türküyüm.Şöyle:
“Nerde türk var,orda bir ocak yaktık.
Yerleşip çadırın kazığnı çaktık.
Yanına da cami,minare diktik.
Tam serdik döşeği çulları kardeş.”
Tabi 1973 ten beri yurt dışındayım..1976 dan beri de sazımla sözümle ÜLKÜDAŞLARIMLA iç içe,el ele,gönül gönüleyim..
Galiba en önemlisi de hiçbir fırtına beni Ülkücü hareketten ve Ülküdaşlarımdan koparamadı..Ve inşallah ömrümün sonuna kadar da koparamaz..Çünkü her kul gibi benim de Yüce Mevla’dan dileğim, ardımda hoş seda bırakarak şu yalan dünyaya veda edebilmek.
“Münker ve Nekir’den kurulur heyet.
Önüne serilir amel ve niyet.
Ardında bir eserin yok ise şayet,
Adın şu dünyadan silinir gider.”


3- Ozanım hemen aklımdayken söyleyeyim, bir çok sevenleriniz eski parçalarınıza ulaşamıyormuş? Birde yeni çalışmalarınızın olup olmadığını merak ediyorlar.Biraz bilgi verirmisiniz gelecek ile ilgili?


Ozan Nihat: Belki biliyorsunuzdur ama gene de söyleyeyim.şu ana kadar 4 kaset Avrupada ve 2 kaset de Türkiye de yaptım.İnsan yaptığı bir işi önce kendisi beğenmediyse başkalarından beğeni bekleyemez..Avrupada yaptığım 4 kaset de maalesef çok basit usullerle yapıldı.Arada çok güzel sözleri sağlam müzikle besleyememekten dolayı heba ettim.
Ama Türkiyede yaptığım YA SEV YA TERKET (Susurluk) ve GÖÇ kasetleri daha güzel oldu. Güzel oldu deriken, ilk dört kasete nisbetle diyorum..Yoksa şu gün aynı kasetleri yeniden yapsam en az on misli daha güzel olurdu.
İnşallah sizlerin de sitelerde yayınlamanızla bu eski kasetlerimizdeki eserlerimiz daha çok yarenlere ulaşır diye düşünüyorum.
İkinci sorunuza gelince, Allah izin verirse bu yıl içinde OZAN NİHAT mührünü vuracağım bir albümün hazırlığı içindeyim.

4- Bu arada bir alb
üm hazırlığı içinde olduğunuzu sevenlerinize burdan müjdelemiş olalım. Biliyorsunuz internet ortamı maalesef bir çok sanatçının eserlerini yayınlıyor ve bu emeğe saygısızlık olarak addediliyor. Ülkücüler elbetde görevlerini bilirler ve sanatçısının eserlerini satın alırlar. Bu emek hırsızlığı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Ozan Nihat: Ben hiç kimsenin emeğinin heba olacağına inanmıyorum.İstesek de istemesek de MP3 lerle sanatçıların bütün albümleri ellerde dolaşıyor.Açık söyleyeyim ben bizzat kendim eserlerimi isteyene vermeye çalışıyorum.Kaset devri bitti.Yakında galiba CD devri de kapanacak..Teknik hızlı ilerliyor.Biz sanatçılar yeni eserler vermeye devam etmeliyiz..ALLAH onun mükafatını öyle veya böyle mutlaka ama mutlaka verecektir.
Çünkü yüce ALLAH “Ben ilmi isteyene,dünyalığı istediğime veririm”diyor..Bizler Allah’tan daima İlmimizi artırmasını talep edip çalışmalarımıza devam etmeliyiz.


5-Sanatın ve gönül sohbetlerinin dışında Ozan Nihat, ne ile meşguldür? Biraz özel soru oldu ama... malum sevenleriniz cidden merak ediyor.


Ozan Nihat: Uyku hariç hep sohbetlerle meşgul olmaya çalışıyorum.Birkaç yıldan beri de internet
    vasıtasıyla Yarenlerimle Canlarımla muhabbet etme fırsatı buluyorum.
Ömrümün hiçbir döneminde kahvehane alışkanlığım olmadı.Hele hele boş oturmayı hiç sevmem.Diyelim ki bir yerde birini bekliyorsam,muhakkak bir uğraşım olur.En azından cebimde ya bir takvim yaprağı, ya da ezberlenmesi gereken sure,dua gibi bir not muhakkak vardır..”Vakit Nakittir” ata sözü,”
İki günü birbirine eşit olan zarardadır” hadisi şerifi benim şiarımdır..

6- Muzik bir birikintinin ve birikmiş duyguların dışa vurumudur. Sizden bize yansıyan ise müthiş bir vatan sevgisi. Sizi bu kadar vatanperver kılan şey nedir acaba?


Ozan Nihat: Benim müzikle bağlantım daha bebekliğimde başlamış..Kendimi bilmeye başladığım zamanlar parmaklarım hep duvarda asılı olan saza uzanırdı.İlkokul önceleri bile,henüz okumayı bilmediğim zamanlar hep dayılarıma yalvarırdım aşık keremin hikayelerinden anlatıverin diye..Çobanlıkta da elime bir değnek alır,güttüğüm mallara,kuşlara,ağaçlara birşeyler söylemeye çalışırdım.
1976 dan sonra da memleketin o kara günlerinde VATAN sevgisinden başka,Milleti karanlıklara götürmek isteyenlerin kirli oyunlarını bozmaktan başka yazacak söyleyecek konumuz olamazdı.O kutlu duyarlılığımızdan dolayı ki, elhamdülillah,VATAN sevgisi hep önceliğimiz oldu.

7- Bir şiirinizde ( Bu kutlu dava icin Kürşad en önde ) diye bahsediyorsunuz. Günümüzün Evliya Çelebisi bazen Kürşad oluyor sevenlerine sesleniyor şiir ve Türkülerinde. Biz bunu görüyoruz sizde. Sizdeki bu kutlu davanın özelliklerini biraz anlatırmısınız sevenlerinize?

Ozan Nihat: “Nihat
ım’ bu Ülkü bir sevda bahrı.
Onun için hoştur çilesi kahrı.
Alnımızda parlar Türk İslam mührü,
Mertliğin sembolü yazı bizdedir.
Bu yüzden dünyanın gözü bizdedir.”
Allah böyle kutlu sevdaları bizlere nasibettiği için çoook şükretmeliyiz. Bunun aksine vatansız,dinsiz de olabilirdik Allah korusun.
Son zamanlarda biraz dumura uğrasa da Ülkücünün Ülkücüye olan sevgisi,Ülkücü olmayan öz kardeşinden bin kat daha fazladır.Çünkü mukaddes yolda insanların birbirin
e yoldaş olmasından,Ülküdaş olmasından daha büyük zenginlik,daha büyük zevk olabilir mi?
Hele hele Türklük gurur ve şuuruna,İslam ahlak ve faziletine sımsıkı sarılmış bir ozan olabilmenin gayretinden daha güzel bir şey olabilir mi?
“Hamdolsun Mevla’ya yolumuz Haktır.
Müslüman Türklüğün özü bizdedir.
Azmettik,inşallah zafer mutlaktır.
Bunun işareti izi bizded
ir.

Bu yolda ölmek var geri dönmek yok.
Yaz yağmuru gibi yağıp dinmek yok.
Bir OCAK ki lügatında sönmek yok.
Böyle bir ateşin közü bizdedir.

Kimi dini atar, kimi de ırkı.
Batını elinde çoğunun çarkı.
Temsil eden biziz müslüman Türkü.
O yüzden dünyanın gözü bizdedir. »

Eveeet..İşte yukardaki dörtlüğün baş tarafındaki üç dörtlük böyle..Zannedersem bu 4 dörtlük sorunuza cavap vermiştir.


8- Malumunuz Türkiyenin içinde bulunduğu durum ortada, hızla değişen bir dünya gerçeginde yol alıyoruz. Günümüz iktidarının yaptıkları ortada. Günümüz Türkiyesinin durumundan biraz bahsedermisiniz?  

Ozan Nihat: Eskiden yazılmış şiirimle bu soruyu cevaplayacağımı zannediyorum.

UYAN MİLLET
Köşeleri tutmuşlar,imansızlar nursuzlar.

Namus edep düşmanı,hayasızlar, arsızlar.

Memleketi sömüren iri başlı hırsızlar,

Domuz gibi şiştiler hep,haram yiye yiye,

 

Uyan millet uyan bak,ne hallerde Türkiye
Vaatlere kanıpta veririsen oyunu,

Aha böyle ölçerler,zam zulümle boyunu.

Çoban hırsız emmoğlu,güt demişsin koyunu

 

Kümes güvenilir mi,a be herif tilkiye?

Uyan millet,uyan bak,ne hallerde Türkiye
Birçok gencin elinde,türlü çirkef dergisi.

 Ekonomi derişen, Manukyan'ın vergisi.

 

Ekranlarda izlenen, içki,fuhuş sergisi.

Bu mikroplar bulaştı, hemen hemen her köye,

Uyan millet uyan bak,ne hallerde Türkiye.
Bu sözlerim belkide gitmeyecek hoşuna.

 

Balık baştan bozulmuş,ne koklarsın boşuna?

Bir baksana hemşehrim icraatın başına,

Teslim eden kendinsin bu ciğeri kediye.

Uyan millet,uyan bak,ne hallerde Türkiye.


Kanun imiş,hukukmuş,kırılası askı var.

Adaletin üstüne yukarıdan baskı var.

Yolsuzluğa Örnek çok, en basiti İski var.

Bir avrada verilir sekiz milyar hediye.

 

Uyan millet,uyan bak,ne hallerde Türkiye.
Emperyalizm,itleri üstümüze salıyor.

Bunca Vatan evlâdı hergün şehid oluyor.

Öksüz, yetim, dul dertli, kanlar yerde kalıyor

 

Bölücülük anarşi tükenmiyor, ne diye

Uyan millet uyan bak,ne hallerde Türkiye.
OZAN NİHAT inandık, âmentüde kader var.

Amma gafil olursak,çok zulüm var,keder var.

 

 Bu dertleri çözecek elbet yiğit Lider var.

Aramızda,bizimle,niye görmezsin,niye?

Uyan millet,uyan bak,ne hallerde Türkiye,
Allah aşkına şu işe bakın.Ben bunu taaa 1993 te yazmışım..Haala değişen birşey var mı?.  Bu da insanımızın görüntüye çabuk kanmasından kaynaklanıyor.İşte bunu
n için özellikle Ülkücülere,Ülkücü Ozanlara çook iş düşüyor. Aziz Türk milletine usanmadan bıkmadan gerçekleri,doğruları anlatmak.

9- Bildiğim kadarıyla internet ortamında isminizi taşıyan birde siteniz var www.ozannihat.com ve www.blogcu.com/OzanNihat gibi. Sevenleriniz zaten biliyor bu siteleri. Gerçek hayatda aktif oldukları gibi, sanal ortamda da çok aktif bir Ülkücü gençlik var. Onlara sizin bir mesajiniz varmı acaba?


Ozan Nihat: Söz mademki sanal ortamdan açıldı.Çok önem verdiğim bir ricam var ülküdaşlarımdan.Hepinizin malumu,elimizde bizim diyebileceğimiz bir TV kanalımız yok.Ama çeşitli TV lerde programlar yapan arkadaşlar var.Zaman zaman oralardan bizlere davet geliyor gidiyoruz.Lütfen arada sitelerimize bir göz atsınlar.Zaten benim sitenin ilk girişinde Konser ve
TV programları oluyor..Mümkün olduğu kadar insanlarımıza duyurmaya çalışsınlar.
Bir ricam daha var.Ben bilhassa MSN de her yazanı kaydediyorum listeme.Onun için çoğu arkadaşı tanıyamıyorum,unutuyorum.Lütfen kusuruma bakmasınlar,hoş görsünler ve hemen kendilerini tanıtsınlar..Çünkü zaman zaman sitemli ve de uygunsuz tavırlarla da karşılaşıyorum..Artık tekniğin her şeyinden bizler de istifade edelim ama zararlarına da dikkat edelim diyorum.
Ve cümle Ülküdaşlarıma sizlerin aracılığıyla Yürekten selam ve sevgilerimi yolluyorum.

10- Bir şiirinizde aynen şöyle diyorsunuz. ( Ozan Nihat der ki; hakkı tutasın...Deryasına aşkla kendin atasın...Masivadan geçip, orda yitesin...Bu yol ki yoklukda varlık yoludur) O varlık yolunu bize biraz anlatırmısınız?

Ozan Nihat: “Söylediğiniz zaman doğruyu söyleyin.Amma her doğru her yerde söylenmez”...Bu söz çok önemli...
Onun için bunu anlatmakta epey zorlanacağım...Şu kadarını söyleyeyim..Sen, seni, sende yok etmeyince var olamazsın..
Buna benzer bir şiirimde de bir dörtlük var:
“Vücut seni hevasına sürürken.
Kalp manadan mahrum boşa vururken.
Ef’al,sıfat ve Zat sende dururken,
CANAN nasıl girsin yer olmayınca..”
Burada Canan, Allah sevgisi...Önce kalbi bütün dünyalıklardan arıtmalıyız ki O’na yer açılsın...


11- Ozanım son olarak gelecekdeki projelerinizden ve gönül yarenlerinize söyleyeceklerinizden haberdar olmak istiyoruz. Neler söyleyeceksiniz?

Ozan Nihat: Gelecekteki en büyük projem,bol bol gönül sohbetleri yapmak..Sanat hayatımın nerdeyse kırk yılını doldurmak üzereyim...Yarınlara benim bırakabileceğim en büyük eser ancak gönül sohbetleriyle olacak...Konserden ziyade hergün bir yörede en az 2 saat olmak üzere "A
şık sohbetleri" yapmamın çok daha yararlı olduğuna olacağına kalpten inanıyorum...Bu projemi gerekli yerlere söyledim ama,henüz uygulamaya başlanmadı...
Galiba bu da konser gibi bir arz talep meselesi...Ama ben hazırım...Her an O’na kavuşacağımın şuurunda olarak Can Yürekten GÖNÜL SOHBETLERİne hazırım...Çünkü:
“OZAN NİHAT masivadan arındım.
Hakk’a gittim,halk içinde göründüm.
Daha sağken ak kefene büründüm.
Çok şükür ölmeden ölen ozanım.”
Deyip kesti derler ya eski aşık hikayelerinde...İşte ben de deyip kestim...Ve bütünnn Canlarıma Yarenlerime ve Can Bozkurtlarıma,Can Ülküdaşlarıma Gönüller dolusu sevgi saygı ve selamlarımı yolluyorum
“TANRI TÜRKÜ KORUSUN VE YÜCELTSİN”

Bizde www.millihareket.org ve bütün Ülkücüler adına söyleşiniz için size teşekkür ediyoruz. Sizin şiirlerinize Ülküdaşlarınız sitelerimizden  ve www.kurultay.forumabi.com dan ulaşabilirler. Hayatınızda başarılar, sağlığınıza afiyet diliyoruz. sağolunuz.

MİLLİ HAREKET

GENEL YAYIN YÖNETMENİ

Kaanhan Kurultay

 

05.09.2005

Haber20

HİZMETİN BÖYLESİ

Aslen Yumrutaş’lı olan gurbetçi, yurt dışında kurduğu Pamukkale vakfı ile kasabasına destek oluyor Yumrutaş kasabasından yıllar önce işçi olarak yurtdışına giden Ramazan Yurtsev, yurt dışında kurduğu Pamukkale Vakfı ile memleketine hizmet ediyor. Vakıf Başkanı Ramazan Yurtsev, “Vakıf aracılığıyla geçen yıl Dodurgalar Kasabasına araba tahsis ettik. Bu yıl ise kasabanın ihtiyaçları nazara alınarak kasabanın iki imamına birer adet dizüstü bilgisayar, ilköğretim okuluna bir adet sinevizyon ile okulun ihtiyacı olan yazı tahtalarını temin ettik. Ayrıca Acıpayam’da faaliyet gösteren Hafız Ali Öğrenci Yurduna bir adet sinevizyon ile bir adet dizüstü bilgisayar verdik” dedi. Yumrutaş kasabasında hediyelerin dağıtımı için bir tören düzenlendi. Törende halka pide ayran ve aşure ikramında bulunuldu. Törene Acıpayam Kaymakamı Mehmet Ali Özyiğit, daire amirleri, çevre kasaba belediye başkanları, Milletvekili Mehmet Salih Erdoğan katıldı. Tören akabinde Kuranı Kerim ve ünlü halk ozanı Ozan Nihat tarafından coşkulu bir konser verildi. Etkinliler halkdan büyük takdir alırken, halk bu türlü organizasyonların her yıl tekrarlanmasını isteyerek Pamukkale Vakfı Başkanı Ramazan Yurtsev’e teşekkürlerini ilettiler. Ramazan Yurtsev yaptığı konuşmada doğup büyüdüğü yerleri hizmet etmeye devam edeceğini gördüğü ilgi ve alakadan memnun olduğunu söyledi.

 

26.08.2005

Haber20

Sudan Koyun Geçirme Yarışması

Geleneksel hale getirilen ve Aşağı Seyit Muhtarlığı’nın düzenlediği Sudan Koyun Geçirme Yarışması ve Yörük Şenlikleri Pazar günü gerçekleştirilecek. Yayanlar Kuruyemiş Fabrikası’nda düzenlenen bir toplantı ile şenlik hakkında bilgi verildi. Toplantıya Gümüşler Belediye Başkanı İbrahim Cinkaya, İsabey Belediye Başkanı Mehmet Öztürk, Aşağı Seyit Muhtarı Mehmet Canbaz, Yörtürk Denizli İlbeyi Ali Akça katıldı.Yukarıseyit’te gerçekleştirilen, Sudan Koyun Geçirme Yarışması ve Yörük Şenlikleri Pazar günü yapılacak.
YÜZYILI AŞAN SÜREDİR YAPILIYOR
Yarışma ve Şenlikler hakkında bilgi veren Yörtürk Denizli İl Beyi Ali Akça, amaçlarının yüzyıllardır devam eden geleneği sürdürmek olduğunu belirterek, “Koyun Türk kültür tarihinde önemli bir yere sahiptir. Orta Asya Türk kurganlarında yapılan kazılarda koyun figürlerine sıkça rastlanır. Komşu devletlerin Hakanları birbirlerine koyun hediye ederler. Anadolu Yörük-Türkmen Kültüründe koyun ve koyunculuk önemlidir. Koyunun suya çekilmesi Yörüklük geleneğinin bir parçasıdır. Çal aşağı Seyit köyünde yüzyıllardan beri sürdürülen bu gelenek insanımızın hayvana verdiği değerin, hayvan sevgisinin ve toplumdaki birlik ve beraberlik ruhunun göstergesidir” dedi.
ETKİNLİKLER 08.00’DE BAŞLAYACAK
Geleneksel Sudan Koyun Geçirme Yarışması ve Yörük Şöleni’nin Aşağı Seyit köyünde saat 08.00’de başlayacağını belirten Akça, “Türk kültürünün canlı olarak yaşatıldığı Çal yöresinin önemli kültür etkinliklerinden biri de Aşağı Seyit Köyü’nde yüzyıllardan beri sürdürülen “Koyunu Suya Çekme” yarışlarıdır. Bu yarışlar tarih boyunca Yukarı Seyit, Baklan, Hançalar olmak üzere bölge köyleri tarafından devam ettirilmiştir. Bu etkinliklere Aşağı Seyit Köyü hudutları içerisinde bulunan Şehit Kurt Ali’nin mezarı ziyaret edilerek ve dualar okunarak başlanılır. Sabahın erken saatlerinde, sürülerinin el koyunlarının öncülüğünde Menderes ırmağına girmeleri ile yarışlar başlar ve ikindiye kadar devam eder” diye konuştu.
Bu yıl Çal-Aşağı Seyit Muhtarlığı tarafından düzenlenen yarışlar, Denizli Yörtürk İl Beyliği katkılarıyla “Geleneksel Sudan Koyun Geçirme yarışması ve Yörük Şöleni” olarak kutlanacak. Şölen, Çal-Aşağı Seyit Köyü (Menderes Irmağı kenarı)’ünde, 28 Ağustos 2005 Pazar günü yapılacak. Yarışmalar, saat 08.00–14.00 arasında, Sudan Koyun Geçirme Yarışması, En güzel Çoban Köpeği Seçimi, Geleneksel Çoban Kıyafeti Seçimi olmak üzere üç kategoride yapılacak. Saat 14.00–15.00 arası Çal-Aşağı Seyit Köyü Muhtarlığı’nın ikramları sunulacak. Saat 15.00–20.00 arasındaki Yörük Şöleni, Yörük göçü ile başlayacak. Şölende yarışma birincilerine ödülleri verilecek. Bitez Yaylası Halk Oyunları Ekibi, Denizli Belediyesi Konservatuar Sanatçıları, Yöresel Sanatçı Hayri Dev, sürpriz sanatçımız Günay ile devam edecek olan şölen, Ozan Nihat ile sona erecek.
TÜM HALKI DAVET ETTİ
Akça, Yarışma şenliklere tüm denizli halkını beklediklerini de vurgulayarak, “Bu tür etkinliklerin Yörük-Türkmen kültürünün yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması hususunda katkıları olacağı kaçınılmazdır. Tarih ve kültür birliğimiz ülke bütünlüğümüz için çok önemlidir. Tarihimize ve Kültürümüze sahip çıkmak ve bunları gelecek nesillere aktarmak hepimizin görevidir” dedi.
DESTEK BEKLİYORLAR
Gümüşler Belediye Başkanı İbrahim Cinkaya, İsabey Belediye Başkanı Mehmet Öztürk ve Aşağı Seyit Köyü Muhtarı Mehmet Canbaz Pazar günü yapılacak yarışma ve şenliklere Denizli halkının destek vermesini istediler.

 

31.08.2005

www.acipayam.com

GİRENİZDE ZAFER ŞENLİĞİ BİR BAŞKA

Acıpayam Girenizliler derneğinin düzenlediği 30 ağustos zafer bayramı ve bayrak şenliğinde büyük çoşku yaşandı.Gölcük Beşoluk'da düzenlenen şenlikte Acıpayam kaymakamı Mehmet Özyiğit çevre belde belediye başkanları Akça şirketler topluluğundan Hanım Ağa ve Ali Akça'nında hazır bulunduğu şenlikte Yağlı güreşten halk oyunlarına kadar herşey vardı.Asıl Süpriz Gireniz çocuğu Ozan Nihat ile Gümüşhaneli Ozan Kulnuri'in atışmalarıydı.Beşoluğun hemen üstündeki 250 metre genişliğinde ve 750 metre  yüksekliğindeki kapıza 54 merekare Türk bayrağını çelik halatlarla gerildiği ancak bu bayrağın buraya küçük geldiği en az 300 metrakere bir bayrağın buraya asılması gerektiği anlaşılıp bayrak konusunda hemen sponsor arayışına gidileceği söyleniyor.

GÜREŞ MUSABAKA ŞAMPİYONLARI

BAŞ
Mahmut Çelen---Güney Köyü güreş spor klübü

BAŞ ALTI
Ramazan Der---Dodurgalar güreş derneği

BÜYÜK ORTA
Sinan Urhan---Dodurgalar güreş derneği

KÜÇÜK ORTA
Mahmut Dağ---Akalan beldesi

DESTE
İshak Der---Dodurgalar güreş derneği

TOZKOPARAN
Yasin Güngör---Güney köyü güreş spor klübü

 

19.03.2005

Zaman Gazetesi

Halk Ozanı ‘Ozan Nihat’ hayranlarıyla internet ortamında buluşuyor

Almanya'da yaşayan Ozan Nihat, yaptığı çalışmaları ve kendisi ile ilgili tüm bilgileri http://www.ozannihat.com sitesine taşıdı. 'Göç', 'Susurluk Yolu', 'Garip Yavrular', 'Yar olmayınca' adlı albümleriyle hayranlarının gönlünde taht kuran Ozan Nihat, internet sitesinde konser programlarının tarihleri ve albüm çalışmaları hakkında da ayrıntılı bilgiler veriyor.

Frankfurt, Zaman

 

06.10.2004

Türkiye Gazeteciler Cemiyet

Tarsus Şelâle Şiir Akşamları

Ahmet Özdemir 

Geleneksel hale gelen Tarsus Karacaoğlan Şiir Akşamları’nın üçüncüsü 23-26 Eylül tarihleri arasında yapıldı. Bu etkinlik nedeniyle her yıl Tarsus Belediyesi tarafından verilen ödüller de sahiplerini buldu. Bu yıl Karacaoğlan üzerine yaptığı araştırmalardan dolayı Selçuk Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Saim Sakaoğlu’na, Tarsus yöresi kültürüne yaptığı hizmetlerden dolayı Dr. Halil Atılgan’a, Türk şiirine yaptığı katkılardan dolayı Bahaettin Karakoç’a (onur) ve geçen yıl etkinliklere katılan ancak vefat ettiği için bu yıl bulunamayan Âşık Sefil Selimî’ye (Jüri Özel) ödül verildi. 

Tarsus Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, dört gün süren etkinliklerde yaptığı konuşmalarda, kültürümüzün temel taşlarından olan halk şiirini daha iyi anlamak, geçmişten geleceğe aktarmak ve yaşatmak adına, Şelâle Şiir Akşamları’nın gelecek yıllarda da Karacaoğlan Diyarı Tarsus’ta uluslararası bir boyut kazanarak devam edeceğini söyledi. 

Geçen yıllarda olduğu gibi, bu yıl da değerli eğitimci Kudret Ünal ile Mehmet Ali Gürbüz, yurt içinden ve yurt dışından gelen konukları ağırlamak için ellerinden gelen çabayı gösterdiler. 

Mahalli Medya da Tarsus Belediyesi’nin yaşatmakta olduğu Karacaoğlan Şelâle Şiir Akşamları’nı destekledi. Kanal 33’de yayınlanan konuk sanatçıların katıldığı “İsa Aydın’la A’dan Z’ye” programı ilgi ile izlendi. Bu programde, Tarsus Belediyesi Kültür Danışmanı Kudret Ünal etkinlikler hakkında bilgi verdi. Ben şiirimizin dünü, bugünü, yarını hakkında düşüncelerimi anlatırken, Bestami Yazgan şiirlerinden örnekler sundu. Azerbaycanlı Âşık Ş. Heziyeva Gurbetkızı irticalen etkinliklerle ilgili türküler çaldı çağırdı. Azerbaycanlı Doç. Dr. Tamilla Aliyeva’nın anlattığı anılar, izleyicileri duygulandırdı. Tataristan’dan katılan Âşık Zülhiye Mihnihanova ve Aşık Edip Gayazov’un milli giysileriyle yaptıkları düet de ilgi topladı. 

Şelâle Şiir Akşamları’nın ilk gününde Çukurovalı âşıklar meydana çıktılar. Âşık İmamî, Âşık Feymanî, Âşık Eyyubî, Âşık Gül Ahmet, Âşık Hacı Karakılçık gibi birçok ozan halk şiiri ve halk ozanlığı geleneğinin güzel örneklerini sundular. İkinci gününde ise yöresel âşıklarla yöresel şairler, şiirsever Tarsusluların karşısına çıktılar. 

25 Eylül Cumartesi günü Tarsus Şelâlesi Karacaoğlan Parkı’nı dolduran şiir severler Prof. Dr. Elçin İskenderzade, Doç. Dr. Tamilla Aliyeva, Bestami Yazgan, Halil Atılgan ve beni dinlediler. Onur ödülü sahibi Bahaettin Karakoç da kürsüye çıkan şairler arasındaydı. 

Programı aynı zamanda bir halk ozanı olan Yard. Doç. Dr. Bekir Sami Özsoy (Âşık Nuri Şahin) sundu. Sunucu, konuk şair ve yazarların tümünden çok konuşunca, Bahaettin Karakoç’un sitem taşının hedefi oldu. Bense: 

“Dinle birazcık sus ta! / Konu aşk; bu hususta, / Karacaoğlan usta. / Niceleri yaşamış, / Vücut bulmuş Tarsus’ta” diyerek başladım. Karacaoğlan tarzı şiirler okudum. Bestamî Yazgan’ın okuduğu bütün şiirler anlamlı ve güzeldi. “Gönül Güzeli” şiirini şöyle bitiriyor ve hak ettiği alkışları alıyordu: 

“Yürek saflığında bir Türkmen halı, 

Hoşgörü nakışlı muhabbet şalı, 

Mevlâna misali, Yunus edâlı 

Hâlde sevdim seni gönül güzeli.” 

Yılların şair gibi şairi Bahaettin Karakoç’un bir arzuhali vardı ve şöyle dile getiriyordu: 

“Bir özge mekân ki bir güldestedir, 

Satır satır, sayfa sayfa bestedir. 

Kemâle erişmiş bir güzelleme 

Yağmur da, çiçek de hep bu sestedir. 

Koçak kal, gökçek kal, hep göklere bak, 

Sevdamın debisi yoğun histedir. 

Sürgünün kaderi kaçak kırmızı, 

Bazen aydınlıkta, bazen sistedir. 

Ey gönül şehrimin kadim ecesi, 

Sana arzuhalim deste destedir.” 

Geleneksel Karacaoğlan Şelâle Şiir Akşamları’nın son gününde meydan yurt içinden ve yurt dışından gelen halk ozanlarınındı. Yurtiçinden katılan Âşık Şeref Taşlıova, Âşık Murat Çobanoğlu, Âşık Ozan Nihat, Âşık Öksüz Ozan, Âşık Mustafa Aydın, Âşık Feymanî ve diğerleri, Karacaoğlan parkını hıncahınç dolduran Tarsuslular’a coşku dolu saatler yaşatıyorlardı. 

Kuşkusuz Karacaoğlan, onlarca aynı adı taşıyan ozandan oluşan bir sembol.. Türk halkının duygularının sözcüsü. Bu sembole Tarsuslular sahip çıkmışlar. Kaldı ki mantıklı gerekçeleri var. Karacaoğlan nereli diye tartışmanın anlamı yok. O Tarsusludur. Dede Korkut’un, kendisine sahip çıkan Bayburtlu olduğu gibi. Son söz bu büyük Türk ozanının olsun: 

“Dünya benim diye zenginlik satan / Helal ekmeğine haramlar katan / Sonradan sonraya beğliğe yeten / Zalim olur, il kadrini ne bilir?” 

ahozdemir@hotmail.com
 

(06/10/2004)

 

09.08.2004

http://www.ari-magazin.com

Münih Ülkü Ocağı 25.Yılını Görkemli Halk Konseriyle Kutladı

Açılışı Kuran-ı Kerim tilaveti ve İstiklal Marşı ile yapılan gecede T.C. Münih Başkonsolosluğu'nu temsilen Konsolos Mustafa ASLAN, Türk Federasyon Genel başkanı Cemal ÇETiN, Münih Yabancılar Meclisi II. Başkanı ve Münih'te faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri buluştular.

Münih Ülkü Ocağı'nın 25. yılı kutlamaları programına, Münih Ülkü Ocağı bünyesinde yetişen Türkiyem Folklör ekibiyle (80 kişilik kadro) başlanıldı.Türkiye'nin kurtuluşunu simgeleyen ve Türkiye Cumhuriyeti'nin doğuşunu canlandıran oyunlar sergilendi. Ekibi bugünlere hazırlayan İsmet ŞEN, Şinasi ÖZDEMİR ve Dursun ÖZCAN, Kurtuluş Savaşı'nın o günlerini, Türk milletinin kötü talihini yenme mücadelesini sahnelediler.

Münih'te faaliyet gösteren Münih Ülkü Ocağı'nın 25. yıl kutlamalarında Türkiye'den özel davetle gelen Mustafa YILDIZDOĞAN ve beraberindeki değerli sanatçılardan Ozan NİHAT, Fehmi GÜNAYDIN, İbrahim DÜLGER, konsere katılan 6000 kişiye unutulmaz dakikalar yaşattı. Ayrıca konsere sürpriz olarak katılan sanatçılardan Işıl ve Günay hanımefendiler, Türk halk müziğinden sevilen eserlerle programa ayrı bir renk kattılar.

Ayrıca konserde Türk Federasyon Eski Genel Başkan Yardımcılarından Sırrı KARTAL, İlhami ELBiSTAN, Türk Federasyon Genel Sekreter Yardımcısı Abdullah ÖZER, Bavyera I. Bölge Eski Başkanı Hulusi KOÇAK, Bavyera II. Bölge Başkanı Murat YALÇIN, Batı Trakya Aile Birliği Derneği Başkanı Hüseyin ÖZKAN, Irak Türkmenleri Başkanı Jammal HASSAN ve Bavyera'da faaliyet gösteren kardeş teşkilatların başkanları hazır bulundular.

Açılış konuşmasını yapmak üzere alkışlar arasında kürsüye davet edilen Münih Ülkü Ocağı Başkanı Recep ÖZDEMİR; programın hazırlanmasında ve ilk ücretsiz halk konserinin gerçekleşmesinde büyük katkıları bulunan işadamlarına plaketlerini verdikten sonra, "Bu gibi kültür ve anma gecelerinin para kazanma amacı taşımaması gerektiğini vurguladı. Dört yıl evvel 4 Nisan 1997'de Hakk'ın rahmetine kavuşan merhum Başbuğ'u rahmetle yad ederek manevi huzurunda tanzimle eğilirim," dedi.

Recep ÖZDEMİR, "Münih Ülkü Ocağı kurulduğu günden bugüne kadar ilkelerinden ve ülkülerinden taviz vermeden Münih'teki Türk insanının tümünü kucaklayarak bugünlere gelmiştir," dedi. 25 yıl evvel ocağın kuruluşundan bugüne kadar emeği geçen başkanları birer şükran plaketiyle onurlandıran ÖZDEMİR, teşkilatın kurucularından M. Kemal YILDIRAY'ı 6000 kişinin önünde ahde vefanın gereği elini öperek plaketini takdim etti.
M. Kemal YILDIRAY da manevi değeri büyük olan bu plaketle çok duygulandığını ifade ederek, bu muhteşem gecenin hazırlanışında emeği geçen herkesi kutlayarak Recep ÖZDEMİR'e plaketini takdim etti.

Gecede Başbuğ için hazırlanan slayt gösterisiyle birlikte Başbuğlar Ölmez eserini hep birlikte seslendirerek hüzünlenen misafirler, Türkiyem türküsüyle coştular. Böylece sevinç ve hüzünü birarada yaşadılar.

ARI / Özel
İsmail TOPRA

 

03.03.2004

tellal gazetesi

MHP, Simav'da adaylarını tanıttı

SİMAV - Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), Simav'da düzenlediği bir şölenle adaylarını tanıttı. Yeni Belediye Düğün Salonu'ndaki şölene yaklaşık 2 bin 500 kişi katıldı. Ozan Nihat ve Ozan Zafer İnce, söyledikleri türkülerle katılanlara güzel dakikalar yaşattı. Şölene katılanlar sık sık, "Simav Ovası, kurtlar ovası" şeklinde slogan attı.

Geceye MHP Kütahya İl Başkanı Osman Barut, Gediz Belediye Başkanı İsmail Şenol, Pazarlar Belediye Başkanı Asım Şahin, Şaphane Belediye Başkan Adayı Nihat Kula ve ilçe teşkilatı katıldı. Diğer partilerden ise Millet Partisi Simav İlçe Başkanı Metin Akbulut, DYP Belediye Başkan Adayı Hüseyin Cihan, İlçe Başkanı Ali Osman Taner, CHP İlçe Başkanı Mehmet Bayrak katıldı.

Sahneye davet edilen MHP Simav Belediye Başkan Adayı Nuri Can Çelebi, esnaf ve sanatkarlar odası başkanlığı görevini yıllarca yaptığını belirterek, "Seçilirsem tekstil atölyeleri, seracılık gibi onlarca projem var. 15 ayda bin kişiye iş imkanı sağlayacağıma söz veriyorum. Şimdiki Simav Belediye Başkanı Rıza Özdemir'i biz başkan yaptık ama, o bizi ve partimizi, Ramazan Bayramı'nın birinci gününde terketti. Şimdi de çıkmış işsizliği termal elektrik santralı yapıp önleyeceğini söylüyor. O santralı aslında biz yapacağız ancak, bu 5-10 megavat gücünde elektrik santralı olur. Burada dokuz kişi ancak çalışır. Bu da işsizliği önlemez" dedi.

 

20.01.2004

Dünyada Türk Haber

ANLAŞMAYA EVET, PLANA HAYIR

KKTC’de de Ulusal Halk Hareketi,Ülkü Ocakları’nın desteği ile bir miting gerçekleştirerek Kofi Annan Planı’na tepkilerini ortaya koydu. Gazimagosa Namık Kemal Meydanı'nda toplanan onbinler, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın yanında yer aldıklarını haykırarak, Rumlar adına paralı miting düzenleyenlere en güzel cevabı verdi.
KKTC’de Ulusal Halk Hareketi (UHH) “Çözüme Evet Bu Plana Hayır” mitingi gerçekleştirildi. Ülkü Ocakları mensuplarının da destek verdiği Ulusal Halk Hareketi Kofi Annan Planı’na tepkilerini ortaya koymak ve Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın yanında yer almak amacıyla, Gazimagosa Namık Kemal Meydanı'nda toplanarak “Anlaşmaya Evet Bu Plana Hayır”diyen onbinler, Rumlar adına paralı miting düzenleyenlere en güzel cevabı ver

Mitingde UHH temsilcilerinin yanı sıra Kıbrıs Ülkü Ocakları Sözcüsü Mehmet İpek ve Ülkü Ocakları eski Genel Başkanı Azmi Karamahmutoğlu da birer konuşma yaptı.
Miting ilk olarak Türkiye'den getirtilen Ozan Nihat'ın toplanan kalabalk ve tüm milliyetçiler için seslendirdiği türkülerle başladı. Kalabalığın eşlik ettiği türkülerin ardından konuşmalara geçildi.
Mitingde ilk olarak konuşan Tertip Komitesi Üyesi Mehmet Sekmen, bir kesimin yurt bayraklarını bırakarak Avrupa Birliği bayraklarıyla, halkı yönlendirerek sokaklara döküp Cumhurbaşkanı Denktaş ve Dış İşleri Bakanı Tahsin Ertoğruloğlu'na karşı saldırıda bulunmalarının çirkin ve maksatlı olduğunu ifade etti.
Rumlar içimize giremez
Kendi liderlerine sırt çevirenlerle teslimiyetçilere yeter diyen Sekmen, Annan Planı’nı savunanları vatanı savunmaya davet ederek, "eğer Türk'e tahammülünüz yoksa bu ülkenin ekmeğini yemeğin, mecliste bu halkı temsil etmeyin, bu devlete inanmıyorsanız o meclisi terk edin" çağrısında bulundu.

Can ve kan pahasına kurulan cumhuriyetin Annan Belgesi'yle yıkılmak istendiğini söyleyen Sekmen, Annan Belgesiyle yıllarca bize kan kusturan Rumların içimize girmesinin güvenliğimizi tehlikeye sokacağını ifade etti.
Daha sonra söz alan, Ülkü Ocakları eski Genel Başkanı Azmi Karamahmutoğlu ise Akdeniz'de Türk'ün son tutunma noktası olan Kıbrıs'ın yeniden çalınmak istenildiğini,Türk gölü olarak anılan Akdeniz'in ancak kan gölü olarak bırakılabileceğini dile getirdi.
Mehmet İpek’in sözleri
Kıbrıs davası Denktaş'ın şahsi davası değildir diyenlere seslenen Karamahmutoğlu, Kıbrıs Davası'nın Denktaş'ın ise ve Kıbrıslı Türklerin şahsi davası olduğunun altını çizdi. Kıbrıs Ülkü Ocakları Sözcüsü Mehmet İpek 1960'dan günümüze kadar Kıbrıs'ta çözüm olmamasının sebebinin, Rumların ENOSİS hedefini gerçekleştirmek olduğunu dile getirerek, Rumların Avrupa Birliğine üye olmak istemekteki amacının da ENOSİS'i gerçekleştirmek olduğunu söyledi.
Taraflara sunulan Annan Planı'nda Türkiye'nin garantörlüğünün etkisiz kılındığına değinen İpek, aynı zamanda bu planla Rum göçmenlere Kuzey kesimine geri dönme hakkı tanınarak oluşturulacak parça devletlerde, Rum parça devletinin yüzde 100 Rum vatandaşlarından oluşmasına karşın, Türk parça devletinin ise yüzde 100 Türklerden oluşmayacağının altını çizdi.
Mitingde konuşan Ulusal Halk Hareketi Genel Koordinatörü Taner Etkin ise kalabalığa seslenerek bu meydanı doldurarak Kıbrıs Türk’ünün varlığını ortaya koyduklarını ve Kıbrıs Türküne sahip çıkıldığını söyleyerek bundan sonra da meydanları doldurarak düşüncelerini ortaya koymaya devam edeceklerini dile getirdi.
Kıbrıs Türk Halkının barış sever ve insani duygularının güçlü olduğunu dile getiren Etkin, bunun toprağımızdan ve egemenliğimizden vazgeçmek anlamına gelmediğini belirtti.
Etkin, hazırlanan planın Kıbrıs'ı elde etmek ve Kıbrıs Türk'ünü Rum toplumuna esir etmek isteyenler tarafından hazırlandığını dile getirerek, bu planın kabul edilemez olduğunu söyledi.
Konuşmaların ardından Ulusal Halk Hareketi Gazimagosa Şube Başkanı Hasan Keskin, seslerini duyurmak amacıyla katılımcıları, Zafer Anıtı'na doğru protesto yürüyüşüne davet etti. Miting Zafer Anıtın'da son buldu.

 

14.11.2000

Zaman Gazetesi

Ülkücü Gençlik Şöleni Coşkulu Geçti

Türk Federasyonu Kuzey renvestfalya ikinci bölge tarafından düzenlenen gençlik şöleni coşkulu geçti. Duisburg Rhein - Ruhr Halle' de düzenlenen şölene binlerce Ülkücü katıldı.

Programa Türkiye'den Ankara MHP Milletvekili Mehmet Arslan, MHP Aksaray Belediye Başkanı Osman Ertuğrul misafır olarak katıldılar. Düsseldorf Başkonsolosu Ateş Ökten, Duisburg Valisi Jürgen C. Brand' da programa davetli olarak katıldılar. Programa ayrıca Avrupa Türkmen Federasyonu Genel Başkanı Bahattin Kevser ve çok sayıda dernek başkanları ve temsilciler katıldılar.

Ses sanatçısı Mustafa Yıldızdoğan, Gülşen Kutlu, Ozan Nihat, Fehmi Günaydın ve Ibrahim Dülger programa katılan binlerce ülkücüye coşkulu saatler yaşattılar. Programa Kur' anı Kerim okunmasının ardından İstiklal Marşı ve Atatürkün gençliğe hitabesinin okunması ile başlanıldı.

Kuzey Renvestfalya ikinci bölge başkanı Muhsin Şen bir açılış konusması yaptı. Programa katılan Duisburg Valisi Jürgen C. Brand bir konuşma yaparken Düsseldorf Başkonsolosu Ateş Ökten de gençliğin ümit verici olduğunu söyledi.

Türk Federasyon Genel Başkanı Cemal Çetin binlerce Ülkücüye hitaben şunları söyledi: “Gençlerimizin sayısının çok olmasına rağmen tahsil yapan gençlerimizin sayısı yetersiz. Gençlerimizin eğitimi ile yakından ilgilenmeliyiz. Anadilimiz olan Türkçeye sahip çıkalım. Türkçeyi iyi öğrenmiliyiz. Okullardan kaldırılmasına karşı çıkmalıyız. İslam din dersleride işin ehline verilmeli. İlahiyatçı pedegog öğretmenler tarafından Türkçe olarak verilmeli. Milli ve manevi değerlerimize sahip çıkarak gençlerimizi kötü yollardan korumalıyız.”

Ankara Milletevili Mehmet Arslan; İktidara gelidikleri zamandan beri Türkiyenin en önemli sorunu olana çete ve yolsuzluklarla mücadele ettiklerini bundada büyük başarı elde edildiiğini belirtirken, Aksaray Belediye Başkanı Osman Ertuğrul çalışmaları hakkında bilgiler verdi.

Programda daha sonra ses sanatçıları Gülşen Kutlu, Ozan Nihat, Fehmi Günaydın birbirinden güzel türküler okudular. Gecenin ilerleyen saatlerinde ise ses sanatçısı Mustafa Yıldızdoğan' ın sahneye çıkması ile adeta izdiham yaşandı. Korumalar adeta etten duvar ördüler. Geç saatlerde sahneye çıkan Yıldızdoğana salondakiler yer yer eşlik ederek birlikte Türküler söylediler. Çocuklar yine Yıldızdoğan' ın etrafını kuşattı. MEHMET YILMAZ-EKREM YILDIRIM-MUSTAFA GÜNDOĞAN / DUİSBURG (CHA